medyauzmani.com
Fiziksel güç erkeği hükmediyor mu? – Gündem Haberleri

Fiziksel güç erkeği hükmediyor mu?

Fiziksel güç gerçekten erkeklere hükmediyor mu? Bir kadının kalçaları bir erkeğin kalçalarından daha geniştir ve bir erkeğin omuzları bir kadınınkinden daha geniştir. Öte yandan, fiziksel güç kullanımında kemiklerin inceliği ve kalınlığı çok mu önemlidir? Beyin nerede bu kadar güçlü?

İnsan uzuvlarının hareketinin beyinle ilgili olduğu ve zekanın cinsiyete göre belirlenmediğine şüphe yoktur. Fiziksel farklılıklar şüphesiz bir evrim meselesidir.

Anasoylu dönemde, fiziksel güç hâlâ erkekteydi ama erkek hükmediyordu. Bir benzetme yapmak gerekirse, kraliçe arı dişi, işçi arılar erkekti.

Gün geldi ve zaman geçti. Tarımdaki gelişmeler ve hayvanların evcilleştirilmesi sonucunda fiziksel güce olan ihtiyaç artmış, işbölümü değişmiş ve erkekler egemen olmuştur. Avlanarak fiziki gücünü arttıran adam, tarım ve hayvan yönetiminde kendini geliştirerek kendini göstermiştir. Kadın eve daha bağımlıydı.

21. yüzyıla ulaştık, günü gelmesine rağmen artık zamanı değil. Teknoloji gelişti, makineler icat edildi, fiziksel güç önemini yitirdi ve akıl çağı başladı. Ama adam aklını geliştirmedi, geliştirmek istemedi ve kadın erkeğe sadık kaldı. Çünkü ataerkillik, bir sistem olarak, kanunlar ve kanunlar yoluyla bir devlet haline gelmiştir.

Devletin ilk ortaya çıkışı da ataerkil döneme denk gelir. Bütün semavî dinler kadının erkeğe tabi olmasını kutsal bir mesele ve erkeğe göre üstün görmüşlerdir. Dil ve kültür eril hale geldi. Devlet ve din tarafından güçlenen insan, her geçen gün daha da korkunç hale geldi. Erkek şiddetiyle öldürülen kadın sayısı, savaşlarda ölenlerin sayısına yaklaştı. Kadınların bu şiddete karşı tepkisi ve örgütlenmesi ya geleneğe ya da devlete bağlıydı.

Erkek egemenliğinin fiziksel güce dayanmadığı ortaya çıktı, bu nedenle mesele egemenlik meselesi değil. Çünkü hayattan küçük örnekler bile konuyu anlaşılır kılacaktır. Birçok alanda yaşanan ekonomik zorluklar nedeniyle kadınlar artık sadece eve bağlı değil. Tarlalarda, atölyelerde ve fabrikalarda erkeklerin yaptığı işlerin çoğunu o yapıyor. Uç bir örnek olarak Karadeniz bölgesinin bazı köylerinde kadın tarlada kürekle çalışır, erkek ise çayevinde güzelce oynar. Aynı zamanda fiziksel güç, eğitilen ve geliştirilen bir olgudur, kadın güreşçiler ve halterciler bunun en bariz örnekleridir. Bütün bu örneklere rağmen, “Fiziksel güç insanı yine de egemen kılar” diyenler olsa da bu kişi, gücün akıldan üstün olduğunu varsayar ve egemenliğini kaybetme korkusuyla akıl dışı varsayımlara sarılır.

Ancak algı yönetimi sayesinde kadın-erkek işbölümünde “kadın işi” ve “erkek işi” hala geçerliliğini koruyor. Çantayı taşırken bile adam nezaket maskesi altında “Sen benim taşıdığım kadınsın” deyip çantayı elinden alıyor ve kadın “yükümden kurtuldum” diyerek tatmin oluyor aslında. , bir erkeğin o ilişkideki hakimiyetini, gücünün tezahürü sayesinde bir güç olarak ilan etmesi anlamına gelir.

Kadın sorunu, daha doğrusu karşı cins ve dünya üzerindeki erkek egemenliği sorunu sistemik bir sorundur.

Erkeğin asıl üstünlüğü ekonomiyi elinde tutmasından ve ailede burjuva rolünü oynamasından gelir. Erkekler yavaş yavaş bu ekonomik gücü kaybediyor. Ama hala kozları var ve onları tutkuyla oynuyor.

Kadın sorunu dünyanın temel sorunudur. İnsanoğlu, canlılar içinde belki de dişi cinsine en zararlı olanıdır. Her yıl yüzlerce kadın erkek şiddetiyle öldürülüyor. Sorun sadece şiddet değil. Erkek egemenliği bir adaletsizlik olarak hayatın her alanında devam etmekte ve sonuçları yakıcı olmakta, kadın-erkek ilişkilerinde efendi-köle ilişkisi hakim olmaktadır.

Ezilen ırk olan kadınlar, akılla zorla yüzleşmek zorundadır. Akıl kazanmalı. Dünyada zalimler mazlumlara adalet ve özgürlük sunmadı. Zalimler, suları kuruyana kadar rahat sularında yüzmeye devam edecekler.

Baran Sarkisyan

Gundem Haberleri

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın